sığınmak busuyun öbür kıyılara tutunan ellerine inatsandalları tütsüleyen güneşedurmayı bilir gözlerim ısmarlama zamana ışığı vurmadan direncimkan emzirilen bunca varlığaihanetli bedene, kirletilen...
Nedendedi kadınoysa, ateşten savaşımdın tanrıdan sakınıpküskün nehirler gibi aksa da içime erkliğinserin iklimler aşırmıştım buz kokan topraktansoyunup bekledimsaçlarımda parmaklarının ılık mevsimiıslaklığını dudaklarımdan akıttımçığlıklarını çığlığımdan devşiripgözlerimin...
Boynuma Asılı ŞiirGözlerini gördümiçime, içime doğruyduntitreyen ışığı kapattı dudağımsaçların dokunmaktıkaç zamanı geçip, Papatya sessizliğiyleBil Kadın!Ağustos böceklerinin kanlı dudağında ölmek seni özlemekboynuma bir şiir asıp, saçlarına...
Duvarlar çiziyorum, kaybolan köşelerimi toplayıptitrek muma kırık yüzler işliyor nefesimkapı karanlık nöbetinden düştümay ışığına ateş bastığım acıların yıldızlar, serseri kumsal, gitarda kirli notaçıplak tohum ekiyorum...
Bütün dillerde aynı renk akar gözyaşıacının kalbinde düğümlense de hürriyet Filistin kan sağar, ateş denizindesaatler üşür Afrikada Yaşamak bakar bütün çocukların gözleriekmeğin bereketi, annelerin cennet...
Toprağın izniyle güneşi öpen Menekşe! hoşgeldinhuzurla ve tanrının ışığıylaKudretli göğsünde nefeslenen kuşlaradoğurgan kanadıyla direnci öğütlediseni od'la emziren gerçekGörünmeyen kolları sarmalasın diyerüzgar da çağrılmadı mı...
Ellerime bak, yüzünün perdelendiğikaranlığı saklıyorum, elerineyuvarlak seviştiğin gözlerimsaatlercekavganın ışığındaEllerime, bakseceremiz! derin ve devrikyatağına kaç deniz çağırdınsaklanıyor şimdinin huzurusonraya beni katan çığlığınlaEllerime, dur!emzirdiğinm...
Saat iki kırk beş, Pazartesi güneşe tırmandım kanadımda şarap tortusu deniz., dalgasız İstavrit rüyasında balıkçılarSalı simit peşindeyim kaptan güvertede paslı güneşi onarıyor...
geldilerçirkin aynaların karmaşasındayılgındı suretlerikış'tı yabancı sonbaharı taşıdılarcüretli parmaklarında sakalları karanlıkkan'la yıkanmış boğazları geldilerad'ları toprağa bağlıuykulu ince bir kar yağıyordu ölümlerinekıyımın alfabesi gözbebekleri parçalandılar, parçalarının...
sonralarda kalamayan milyonlarca kimsesiz çakıltaşı dururken deniz belkidir gök herhangidedir gerçeğin limanına isim koyan geminin rengi tutunmaktır en çok gitmeyi kafası koparılmış...
ellibir gün sabırla bekledik ölümükimliksiz şehre masum deniz yağdı sonrakavgalı kıyılara sürgün dalgalar sayılmalıydı illaki; ödünç bedenli martılarölümü de anlatsın karanlığazamanın kimliği yok...
gitmeye yalnızlık düşmesin diyeaşk'ı damarında tutan elim büyür zamanı incitemezkan döken dudağın gözlerim ölüme son durağınönce deniz yıkılır yaz gelir, ıslıklarız şehrisarılmak ışığa...
Zamanın kimliğini bırakarak boğaziçinin sancılı suyuna.../Dökülüyor mavinin derinliğinde Boğaziçi hikayeleri. İstiklal insan kokuyor şiirlerde. Üsküdar tütüyor çocuk gözünde, yalnızlığımız yürüyor Galatada, Sirkeci...
benim mevsimim üşütürŞubat`ta küstah güneşi kurşunlayıp, çiçek doğururumbilmediğin topraklardasokağın habersiznamuslu kediler besler kaldırımlarkavgalar yağmur yağsın içindirannenin dua`sında süt kokusudelik deşik kuzey yıldızıkuytuda...
geceyi susturan ışığa bakıyorumpencerede nemli güvercin uykusu biliyorumküskün ağacın gölgesinde hayat çocuk sesli meyveler, şu salıncakkuşkusuz, papatyalar da biliyor ışığa bakıyorum, geceyi bağıranTanrıya uzanan...
kar yağıyor çocuk gökyüzü çıplak bu zamanlar lambalar gölgesiz tellere sığınmış tahterevallimiz kim bilir acıkmıştır akşam misket zamanı ertelenen parmağa Hakan Kartal Heybeliada Ocak 2003
Yağmur Hırsızı acıktım sırtıma şehrin yangınlarını asıp yağmur düşkünü kumsala acılarını çarmıha geren iskele kuşlarına sığındım hangi zamandı bilmiyorum hangi güneş batmıştı çıplak mıydım ve hangi fırtınaya kurulmuş saatim kim biliyordu/...